31 Ocak 2018 Çarşamba

Debitum - Sınırları Olmayan Kobi Fonlama Ağı


Evet arkadaşlar, bugünün projesi hem sağlam para toplaması beklenen hem de airdrop bounty'sine oldukça sağlam miktarda para ayırmış bir proje. Bu güne ait düşük enerjimden dolayı yazıyı çok uzun tutmayacağım dolayısıyla hızlı bir şekilde konuya vakıf olabileceksiniz.

Dünya genelinde kobilerin kapatamadığı bir 1.5 trilyon dolarlık kredi açıkları mevcut. Debitum network bunun en azından bir kısmını blockchain teknolojisini de kullanarak kapatmayı planlıyor.

Debitum network, yukarıdaki videodan da anlaşıldığı gibi, bir borç alma verme platformu oluşturuyor. Bu platformda işini geliştirmek isteyen bir kobi, para talebinde bulunuyor buna göre risk değerlemesi ve sigorta çıkartılıyor ve dünyanın çeşitli yerlerinden insanlar bu kişiye borç para veriyorlar. İşini geliştirince de kobi parasını geri veriyor. Bu noktada bu adam neden böyle garanti bir iş yapmasına rağmen bankadan değil de bizden kredi alıyor ve %12 gibi bir oranın altına giriyor diye düşünebilirsiniz. Açıkçası bende cevabı yok. Bende olan cevap ise 25 gün sonra sona erecek icolarında şu ana kadar 5 milyon dolara yakın para toplamış olmaları ve ödül programının büyük bir kısmını ayırdıkları telegram kampanyaları.

Telegramlarına katılıyorsunuz ve ayrıca nickinize (kullanıcı adınıza değil) DEBITUM.NETWORK SUPPORTER yazısını ekliyorsunuz. Yazıyı eklemezseniz ve sadece katılırsanız 1, ekler ve katılırsanız 3 kat token aldığınız düşünülürse eklemenizi öneririm. Buradan da formu dolduruyorsunuz.

Açıkçası çok fazla albenisini göremediğim bir ico ancak ödül projesinin %15'ini ayırdıkları telegram kampanyları kaçırılmayacak türden (normalde %1-4 arası oluyor). O yüzden kaçırmadan başvurun, sonra üzülmeyin. 


Websitesi: https://debitum.network/
Bitcointalk: https://bitcointalk.org/index.php?topic=2321064.0

30 Ocak 2018 Salı

Iungo - Merkezsiz Global Wi-Fi Sağlayıcı

Bugün telegram hesaplarını temizlerken bu projenin telegramında olduğumu gördüm ve ne durumdaymış diye kontrol ediyim dedim. Açıkçası girme sebebim bir airdrop muydu yoksa ico ile ilgili bir şey ilgimi mi çekti hiç hatırlamıyorum ancak airdropvari bir sebep varsa bir sürü giren vardır ve bu yazı onların da ilgisini çekecektir. Yok eğer değilse en azından bir ico hakkında bilginiz olacaktır.

Açıkçası proje bu kadar bilgisiz olmam için fazla para toplamış. Pre-sale'de tokenların %80'ini 36 milyon dolar civarından satmışlar ve kalan 9 milyon dolarlık kısım da 15 saat sonra satışa sunulacak. Büyük ihtimalle kapış kapış gidecektir, genel ico hyplerının durumu göz önüne alırsak, yoksa projenin getirdikleri ile bu paraların toplanmamış olması gerekirdi. Topladıkları paraları aşağıdaki resimdeki gibi harcamayı planlamışlar.


Projenin en kısa anlatımı kendilerinin deyimiyle, internet erişiminin airbnb hali olacaktır. İsteyen kişi wi-fi'ını paylaşarak gelir elde edebileceği bu projede, insanlar da iungo tokenlarıyla ödeme yaparak bu kişilerin wi-fi'ını kullanabilecekler. Herkes bir internet sağlayıcı olabilecek buna göre. Yani cafelerin çoğunun ücretsiz wi-fi ile müşteri tavlamaya çalıştığı yerde, buna geçen cafeler müşterilerden olumlu geri dönüşler alacaklar mı emin değilim.

Açıkçası Avrupa Birliği'nin yavaş yavaş her yerde ücretsiz wi-fi sistemine geçmeye çalıştığı düşünülürse, projenin kullanım alanını çok daralacaktır yine aynı şekilde bunu kullanan işletmeler müşterisinin gözünde değer kaybedebilir. Bu kadar para yatırılmasının sebebini gerçekten anlayamadığım bir proje ancak sonuçta ben de yanılabilirim ve bu projeye milyonlarca dolar döken yatırımcılar haklı çıkarlar. Proje ile ilgili tek beklentim, Telegramlarına herkes katılmıştır ve umarım bunu token karşılığı yapmışızdır.


Website: iungo.network
Bitcointalk: https://bitcointalk.org/index.php?topic=2196784.0

28 Ocak 2018 Pazar

Uservice İle Oto Servisleri Merkezsiz


Bugün sizlerle uzun bir Pazar okuması paylaşacağım. Yazıyı yazarken başta bu şekilde bir giriş yapmamalıyım aslında ama tamamını yazdıktan sonra farkettim ki anlatacak çok bilgi varmış. Konu başlığımız özünde çok basit olmakla birlikte, insanların hayatında, bugünü ve yarını düşündüğümüzde çok büyük etkilere sahip “araba”lardan bahsedeceğim. Her yıl dünya genelinde yüz binlerce insanın trafik kazalarında ölümüne sebebiyet veren, çevre kirliliğine ve hatta ozon tabakasına zarar veren ama iyi yanından baktığınızda mesafeleri kısaltan, günde saatlerce trafik çekmemize rağmen vazgeçemediğimiz, artık uzak durmamızın imkanı olmadığı, bilim kurgu filmlerinde bile en fazla ileriye gittiği noktanın uçması olan, olmazsa olmazımız arabalar...

Birçok farklı araba icadı girişimi olmakla birlikte, şuan var olan toplu üretim arabaların mucidi, babası Henry Ford. Herkes zamanında bu işin çok yürümeyeceğini, atların tekrar hakimiyeti geri kazanacağını iddia etse de, Henry Ford eleştirilere aldırmamış yoluna devam etmiştir. 1909 yılında adı Scientific (bilimsel) olmasına rağmen çok da vizyoner olmadığını düşündüğüm Scientific American dergisinde bir editör “otomobil geleceği noktaya geldi, son birkaç yıldır öyle yeni bir şeyler de yapılmıyor, bundan sonra daha da ileri gitmez” diye bir açıklama yapmış, sonra da heralde bunu söyleyen adamı üzerinden yıllar geçtikten sonra torunları reddetmiştir. Ama dönemin vizyoner (!) insanları bununla da sınırlı değil. Henry Ford, avukatına şirketinden hisse alması için teşvikte bulunuyor ve avukat dönemin Michigan Savings Bankası’nın başkanına fikrini sorduğunda “dostum arabalar bir hevestir, geçicidir ama atlar daima kalıcıdır” diyerek efsanevi bir tavsiyede bulunuyor. Allahtan avukat dinlememiş ve hisse almış, 5 senede avukatlıkla kıyaslandığında, çok daha fazla para kazanır hale gelmişti. 1919’da Henry Ford’a tüm hisselerini satmış, 1933 yılında öldüğünde geride 17 Milyon Dolarlık bir servet bırakmıştı. Banka müdürü de muhtemelen Michigan’daki 1+1 evinde Scientific American okuyordu.

Gelelim günümüz Türkiye’sine. 78 Milyon’dan fazla nüfusuyla Türkiye’de Kasım sonu itibariyle trafiğe kayıtlı toplamda 22 Milyon 134 Bin 792 taşıt olduğu TÜİK tarafından açıklandı. Yani ortalamada neredeyse 3 kişiye 1 araba düşüyor. Sosyal sınıf farklılıklarını düşünürseniz bu aslında sistemsel eşitsizliği de gözler önüne seriyor. Bu taşıtların yüzde 54’ünü otomobil, yüzde 16’sını kamyonet, yüzde 14’ünü motosiklet, yüzde 8’ini traktör, yüzde 4’ünü kamyon, yüzde 2’ sini minibüs, yüzde 1’ini otobüs ve yüzde 0.2’sini de özel amaçlı taşıtlar oluştuyor. Bu araçların çok büyük çoğunluğu ise İstanbul’da. Hatta yapılan bir araştırmaya göre İstanbul, Dünya genelinde en yoğun trafiğe sahip şehirler arasında 6. Sırada yer aldı. Ortalamada bir İstanbul’lu 46 dakika trafikte kalıyormuş. Böyle bir dünya başarısı bizi sevindirir mi bilemedim. Hele ki önümüzdeki şehirlere baktığınızda (Bükreş, Chongqing, Cakarta, Bangkok ve Mexico City) maalesef hiç de mutlu edecek bir tablo yok.

Arabalar her dönem haber değeri olan bir konu başlığıydı. Örneğin 1899 yılında Literary Digest adında bir dergi, arabaların zenginlere mahsus olduğunu ve ilerleyen yıllarda fiyat anlamında düşüş gösterecek dahil olsa bisikleti geçemeyeceğini iddia ediyordu. Aslında 1965 yılına kadar dünyada bu iki ulaşım aracının üretimi birbirine çok yakındı fakat sonraki yıllarda bisikletlerin satışı arabayı tabii ki de geçti. Bunu tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok. Fakat bu noktada en önemli nokta, bisiklet satışının hangi ülkeler tarafından yüksek olduğunu değerlendirmek. Yukarıda bahsettiğim ülkeleri düşündüğünüzde neden ilk sıralarda bir Avrupa şehri olmadığını söylemeye gerek yok. Medeniyetin artması, başlarda bahsettiğim toplumsal faydanın gözetilmesiyle arabaların sayısını da limitliyor. Bizdeki gibi her 3 senede bir, kredisi bitince yeni arabaya geçme sevdası olmayan medeni ülkeler bisiklet kullanımını öne çıkarıyor, bisiklet yolları yapıyor. Ve yine bizdeki gibi bu yollara dikine araba park edilmiyor. Özellikle Hollanda’da bisikletliler arabalılardan bile öncelikli olarak yolları kullanıyor. Yayalar bisikletlere yol veriyor. Yine yayaların yol hakkı olmadığı güzel ülkemizde bunlar bize biraz masal gibi geliyor. Yol hakkı arabaların büyüklüğünden küçüklüğüne göre, şoförün cesur ve ataklığına göre değişiyor. Ama olsun, arabanız varsa kendinizi şanslı sayıyorsunuz.

                      

Ülkemizde arabaya sahip olmak, iyi ya da kötü, eski ya da yeni, büyük bir lüks. Yani arabayı alma gücün olacak, hadi olmadı, kredi çekme gücün olacak, alırken vergini vereceksin, benzine her gün vergi gelecek onu vereceksin, dönemi gelecek MTV ödeyeceksin, bir acemi gelecek vuracak onu ödeyeceksin, kasko, trafik sigortası ödeyeceksin, sen mışıl mışıl evinde uyurken biri gelip arabana vuracak onu hasarsızlık gitmesin diye ödeyeceksin, tabi araban sıfırsa kıyamayıp (ilk birkaç sene en azından) yetkili servise götürüp orada hatrı sayılır bir miktar ödeyeceksin; lüksün kralı araba olmayacak da ne olacak?

Arabalarla ilgili şuanda yüzlerce site, binlerce, onbinlerce satışçı, galerici, oto servis, çıkmacı bulabilirsiniz. Sigortası, yedek parçası, 2. Eli, sıfırı, servisi derken insanı çileden çıkaran, korku tüneline sokan bir süreç diyebiliriz. Kime nasıl güveneceğim, adam kazasız diyor ama ya kazalıysa, bu özel servisler parayı alıyor da neden bu kadar alıyor, oto sanayideki servisin ne eksiği var gibi kendinize çok soru soruyorsunuz ama cevabı yok. Herkesin cevabı da kendince farklılaşıyor.

Uservice (https://usrv.io/) sizi tüm bu dertlerden kurtaracak bir projeyle geliyor. Şuan hali hazırda var olan iş kollarını bir adım öteye taşıyorlar. Yedek parça, sigorta şirketleri, şirket araçları, araç sahipleri, araba servisleri, bankalar, üreticiler hepsi tek bir platformda yer alıyor ve bu platform sayesinde güvenilir bir süreç yaşıyorsunuz. Yani seri numarasını bildiğiniz bir arabanın, önceki servis bilgilerine ulaşıp, daha önceki sigorta süreçlerini inceleyebiliyor ve hatta kaza bilgilerini de net bir şekilde görebiliyorsunuz.

              

Piyasada gördükleri fırsat alanlarından bazıları şunlar :
Yetersiz data analiz bilgisi. Arabaların kendisi çok fazla data içermekle birlikte, tüketicilerin, nihai kullanıcıların bu bilgilere erişmeleri pek de mümkün gözükmüyor. Çok da bilgi sahibi olmadığımız cihazlara sokup arıza olduğunu söyleyen servisler insanları diledikleri gibi yönlendirebiliyor.
Ödeme güvenliği. Neye ne kadar ödediğiniz ve nasıl ödediğiniz burada önemli bir değişken. Yapacakları sistemle blockchain teknolojisiyle ödeme yapıp, her işlemin gerçek değerini bilme şansınız olacak.
Yedek parçalar. Araştırma süreci, fiyatlama, ulaşım derken parçalar ciddi bir zaman kaybı olabiliyor. Yurtdışında birçok insan kendi kendine bu süreci çözmeye çalışıyor ama bunun da bir garantisi yok ve hatta yine riskli durumlar oluşabiliyor.
Transparan olmayan, düzensiz ve subjektif müşteri memnuniyeti anketleri. Uservice Platformu tüm partnerleri biraraya getirdiği yazılımıyla herkese puanlama konusunda eşit şans verecek ve sizi sürprizlerle karşılaşmamanız için koruyacak.

Gelelim UST tokenlarının faydasına. Her zamanki gibi bu tokenlar, ilgili platformun temeli olacak. Uservice teknolojisi içindeki tüm alım satım piyasası UST ler vasıtasıyla olacak. Yani farklı ülkelerden sipariş dahi geçseniz, kurlar sebebiyle kafanız karışmayacak ve belli marketleri biraraya getirdiği için de satışçıların kurlar üzerinden fırsat yaratmasına engel olacak. Aşağıdaki tabloda da görebileceğiniz gibi, sistem üzerindeki her aşamada bir şekilde tokenları kullanmanız mümkün olacak.

Toparlamak gerekirse, Uservice tüketiciler için sıkıntılı olan bir noktaya çözüm bulmayı hedefliyor. Dünyada araba sahiplerinin çok benzer dertleri olduğunu düşündüğünüzde, hedeflerine ulaşıp ulaşamamaları bir yana, orta vadede bu sıkıntıyı çözecek başka şirketlere bu sektörde kapı açacağından şüphem yok.

Website: https://usrv.io
Telegram: https://t.me/userviceico
Facebook: https://www.facebook.com/uremont/

Onz Coin - Sosyal Ağlar İçin Dpos Blockchain




Evet arkadaşlar yine bir kripto mesaisi haftasonundayız anlaşılan. Haftasonu belki bir tane yazarım bırakırım diye düşünürken, dördüncü yazıya doğru yol aldık. Aslında bu projeyi sadece beş dakika önce gördüm ve henüz araştırmadım bile, yazmamın tek sebebi var o da dpos. Aslında ilk sebebi dpos, ikincisi sondan bir önceki paragrafa yerleştirdiğim airdropları.

Öncelikle projeden benim de haberim yokken (bu paragraf bittiğinde araştırıp onu da yazacağım.) haberim olduğu ve çok sevdiğim bir alandan bahsediyim. Chat bölümünde aktif olanlar dpos'u ne kadar sevdiğimi bilir. Dpos blockchaini oluşturan bir proje görünce nihayet yazıp detaylıca anlatma fırsatı bulabildim.

Dpos yani delegated proof-of-stake pow gibi pos gibi bir madencilik modeli. Powda bilgisayarınızın cpu veya gpu gücünü ayrı ayrı veya birlikte çalıştırarak coin kazanıyorsunuz, pos için ise bilgisayarınızın açık kalıp stake alması lazım. Dposta ise sistem daha farklı ve rahat. Dpos sistemi belli bir sayıda delege belirliyor ve bu sayının dışında kimse madencilik yapamıyor. Onz'da bu rakam 101. Ancak bu 101 delege aldıkları oya göre belirleniyor ve her bir coin bir oya eşit oluyor. Haliyle delegeler bütün blockchaindeki coinlerin büyük kısmına sahip olamadıklarından dolayı, madencilik ile elde ettikleri coinleri oy verenleri ile paylaşıyorlar. Bazısı gelirinin %80'ini paylaşırım diyor bazısı 95 diyor bazısı 5 diyor. Hangisi işinize gelirse oyu ona veriyorsunuz. Güzel kısmı ise, bir daha bir şey yapmanıza gerek yok. Oy verdiğiniz kişi delege olduğu sürece sizin payınızı ödemeye devam edecektir. Ne bilgisayarınızı açık bırakmanıza, ne deli gibi cpu-gpu yormanıza ne de herhangi bir şeye gerek yok. Sadece oy veriyorsunuz ve havuzdaki coininiz oranında coinleri ödeme olarak alıyorsunuz.

Uzun süredir takip ettiğim lisk (nitekim onz da bir lisk forku) ve ark bu sistemi kullanırken, icosuna katıldığım sophiatx swap ile bu sisteme geçecek 3-6 ay arasında. Yine çok şeyler beklediğim semux'da dpos benzeri bir model kullanmakta. Dpos'un en hızlı en efektif en merkezsiz en esnek model olduğunu da söylüyorlar ancak gerçekten hiç ilgilenmedim. Tam olarak ekmeğime bakarım durumu söz konusu benim için ve dpos bu konuda çok iyi. Ayrıca bunu beğenen tek kişi ben olmasam gerek ki tüm dpos tokenları borsalarda iyi performans gösteriyorlar.


Yukarıdaki videodan da görebileceğiniz üzere, diyorlar ki gittiği yerde yemeğinin kendisinin fotoğrafını koyan kişi buranın popüleritesini arttırıyor, mekan onun sayesinde daha çok para kazanıyor peki paylaşan kişi bundan neden para kazanmasın. Onz coinlerle bir algoritma dahilinde likelar gibi para kazanılabilecek bir sistem oluşturuyorlar. Benzerlerini soma ve sphere projelerinin de yapmaya çalıştığını söyleyebilirim. Ancak şu anda iki projenin de bir noktaya gelmiş olduğu yok. Bu proje bu işe dpos koyarak (bildiğim kadarıyla zor oluşturulan bir blockchain, o nedenle çok az sayıda coin kullanıyor) işe ciddi girişmiş. Diğerleri gibi şimdi ethereum olarak dağıtıp sonra değiştireceğiz de demiyorlar. Direkt şubatta hazır olacak ağımız üzerinden başlayacağız diyorlar ki buna saygım büyük. Ayrıca nihai hedefleri bu onz coinlerle ödeme de yapılabilmesi ancak bu kısa orta vadede hedefleri değil.

Nasıl bankacılıkta, ödeme sistemlerinde sayısız ico çıkıyorsa sosyal medyada da çıkıyor. Tahminim bankacılık ve ödeme sistemlerinde olduğu gibi, sosyal medyada da bir proje alıp başını gidecektir. Hangisi olacağını bulmak zor, Onz da çıkacak olan ne ilk ne de son sosyal medya projesi. Sonuçta dev bir pazar ve ipi göğüsleyenin coin sahiplerini ihya edeceği tahmini çok da imkansız değil.



Hepinizi yakından ilgilendiren airdroplarına gelirsek, bülten aboneliği karşılğında 1 milyon adet coin dağıtıyorlar. Şu anda cüzdanları hazır olmadığından bir form dolduramıyoruz ancak günü gelince dolduracağız. Şimdilik abone olup, bekliyoruz. Kampanya cüzdan indirmeli olduğundan çok da fazla başvuran olmayabilir, dolayısıyla başvuranlar için daha fazla coin anlamını taşıyor. Özellikle kaçırmamanız gerektiğini belirtirim ama yine de kendiniz bilirsiniz. Bu arada gözümden kaçırırsam ve form zamanı gelirse bana da twitterdan bir yerlerden hatırlatabilirsiniz ki duyurayım.

Sonuç olarak Onz, Dpos ağı ile ciddi bir başlangıç yapıyor. Arkasını doldurabilecek, genel nüfusa yayılabilecek mi göreceğiz. Coinlerimizi alıp oylarımızı vererek ufak ufak kazancımızı aldığımız gelecekte, yürüyüp nüfusa yayılmasını umarım.





Gimmer - Programatik Al Sat!





Bu aralar haftasonları sakin geçiyor, bu da bana daha fazla projeyi bulup, değerlendirme ve paylaşma şansı veriyor. Geçenlerde bir yazımda, pazar genişledikçe yepyeni projeler ortaya çıkıyor ve her biri birbirinden farklılaşıyor diye bahsetmiştim. Mümkün olduğunca da yenilerini keşfetmek ilgimi çekiyor fakat bugün yazacağım yazı, yakın zamanda yazdığım bir konu hakkında : “programatik satınalma”. Açıkçası proje konusu biraz daha az teknolojik olsa yazılacak değerde bulmazdım ama bunu yazıp, diğer işlerden nasıl farklılaştığını göstermek istedim. Ayrıca bu tarz teknolojik yaklaşımdaki projeleri paylaşmayı da seviyorum, bu kadar dijitalize bir iş kolunda temel ihtiyaç, eldeki portföyü nasıl yönlendireceği konusunda yatırımcılara destek vermek olmalı.



Dünya genelinde, yaklaşık olarak 26 Milyon kişinin kripto para satınalma işlemi yaptığı tahmin ediliyor. Neredeyse 1200’den fazla paraya ek olarak, her gün yeni bir tanesi (ve hatta daha fazlası) ortaya çıkıyor bu da işlem yapan herkesin sistemi anlamasını biraz daha zorlaştırıyor. Bunun üstesinden gelmek için de çok ciddi bir zaman harcanıyor. Kripto para piyasasında günde ortalama 11 Milyar, toplamda da 400 Milyar dolarlık bir işlem hacmi var ve bu hacmin teknolojik bir zeka olmaksızın yönetilmesi, kar veya zararı sürprizlere çok açık bir hale getiriyor. Bu teknolojik zekanın adı da şuanda birçok sektör tarafından kullanılan “programatik” model.

                         

Programatik modelle satınalma nedir? Belirlediğiniz taktik ve stratejilerde, sistemin otomatize şekilde sizin yerinize alım satım işlemlerinizi gerçekleştirmesidir. Normalde birçok borsada, satınalma platformunda yapabildiğimiz “şu fiyata gelince al/sat” emirlerini, tek bir yazılım üzerinden daha büyük bir stratejiye oturtarak yapabilme avantajı sağlar. Burada en büyük fırsat (sürekli olarak bilgisayar başında duramayacağınızı ve sistemin 7/24 uyanık olduğunu düşünürseniz) taktikleriniz başarılı olduğunda ve işler iyi gittiğinde, büyük kazanç sağlayabileceğinizdir.



Gimmer (https://gimmer.net/) piyasaya en iyi otomatize platformu sağlamayı planlıyor, bu konuda teknolojilerine çok güveniyorlar. Uzun süredir bu işlerle uğraşmanıza ya da bir yazılımcı olmanıza gerek yok. Basit bir arayüz sayesinde hesabınıza bağlabilirsiniz ve gelişmiş algoritmik botlarla, arkanıza yaslanıp, o sizin yerinize al sat yaparken, siz de stratejinizi takip edebilirsiniz. Daha önce yazdığım bir başka projede olduğu gibi, stratejinizi belirlerken, pazar dinamiklerine göre taktikler belirleyip, tam olarak sahaya çıkarmadan ön testlerle çalışıp çalışmadığını deneyimleyebilirsiniz. Projenin bu aşamasında (tanıtımlarında) rakibine göre çok daha az analitik ve teknolojik olduğunu da belirtmek gerek. Değişkenlerin ne olduğunu tam olarak anlatmamışlar, girip deneyimlemeniz gerekebilir. Bu hem iyi (deneyim yaratıyorlar) hem de maalesef daha az detay verdikleri için, daha az profesyonel duruyor.

                       


Yalnız konuyu anlatırken de herkesin ilgisini çekebilecek başka bir yerden yaklaşmışlar. Yaptığınız stratejiler başarılı olursa, herkes tarafından bilinecek ve bu işten de para kazanma şansına sahip olacaksınız. “Bot store” (stratejilerin olduğu mağazalar) larda, yaptığınız stratejileri amatörlere kiralayabileceksiniz. Bot store’lar canlı olarak kim ne kadar başarılı oldu sıralama yapacak ve bir anda herkesin dikkatini çeken başarılı bir stratejist olarak üst sırada kendinizi bulabileceksiniz. Buna ek olarak yazılım üzerinden görüş, tahmin, içgörüleri paylaşabilecek/okuyabilecek ve hatta soru sorup, işin uzmanlarından yorumlar alabileceksiniz. Yani aslında sadece bir satınalma platformu değil, sosyal platform olma yolunda da ilerleyecek.



Gelelim tokenların nasıl kullanılacağına. GMR tokenları olmadan yazılım içinde hiçbir işlem yapamayacaksınız. Hazırladığınız stratejileri, işleme sokabilmeniz için mutlaka GMR larınızın olması gerekiyor. Bununla birlikte yazılım içindeki ekstralardan faydalanabilmek, iyi çalışan stratejileri kiralayabilmek için de yine bu tokenlara ihtiyacınız olacak. Son olarak , sistem içindeki her türlü ödüllendirme de yine GMR tokenları üzerinden olacak. Yani sadece harcama değil, kazanma şansınız da olacak tabii ki. Örneğin yaptığınız stratejiyle “en iyiler” listesinde olursanız GMR kazanacaksınız. Ya da sosyal platformunda içerik üretirseniz ve arkadaşlarınızı Gimmer’a davet ederseniz de tokenlardan kazanma şansına sahip olacaksınız.



Özetle, muadili diğer yazılımlardan çok ciddi bir farkı yok gibi ama Gimmer’ın size sunacağı en temel fırsat, şuan bir demosunu deneme şansınızın olması. Geçmiş datalar üzerinden bir strateji oluşturup deneyimleyebiliyorsunuz. Arka arkaya çok benzer projeler çıktığından birini önceliklendirmek ve önermek çok zor ama görünen o ki bu tarzda yazılımları daha fazla göreceğiz ve birbirlerinin önüne geçmek için de bizim işimize yarayacak teknolojik geliştirme yapmaya devam edecekler. Son olarak küçük bir ekleme, telegram kampanyaları ile sadece form doldurarak gimmer kazanabilirsiniz.

27 Ocak 2018 Cumartesi

Dether - Ethereum'un Kitleler Tarafından Kullanılması Önündeki Engelleri Yıkıyor!



Günün ikinci ve büyük olasılıkla son yazısına geçmeden önce, bitcointalk kullanıcıları olarak yeni gelen merit sisteminden haberdarsınızdır. Seviye atlamama bir hafta önce gelen bu lanet sistem yüzünden seviye atlamak için oldukça merit'e ihtiyacım var. Bu konuda attığım tweet üzerine veren arkadaşlar oldu ki kendilerine tekrardan teşekkür ederim ayrıca atlayanlar olur da buradan okuyup da verirlerse çok sevinirim. Zaten nickimi biliyorsunuzdur sitede.

https://dether.io/ ilk önce isminden dolayı tethervari bir şey sandığım bir ico projesi. Piyasalardaki en büyük risklerden biri olan arkasında ne olduğu belli olmayan tether'in benzeri ismi niye seçtiklerini gerçekten bilmiyorum. Yine bir başka iki milyar kişinin hala bankası yok üzerinden giden bir ödeme yöntemi projesi. Biraz kabak tadı verdiklerini düşünmekle beraber, aralarından bir tanesinin sıyrılıp çıkacağını ve sahiplerini ihya edeceğini düşünmem sürüyor. Bu da aşağı yukarı 50. iki milyar banka kullanmayan insan var, bunları sisteme nasıl dahil edebiliriz projesi. Gerçekten dahil edebilecek mi, yoksa edemeyen 49 diğer projeden mi olacak bilmiyorum. Ancak bence bu projenin asıl önemli olayı, elden ethereum transferini mümkün kılması.


Dether sayesinde artık ethereum almak için bir hesap aç resmini yolla, oradan tl ile token al, cüzdanına transfer et çilesinden kurtuluyorsunuz. Onun yerine sisteme ethereum satan kişiler ilanlarını koyuyor ve almak isteyen kişiler bunlara ulaşıp bir buluşma yeri ayarlayarak nakit karşılığı ethereum transferi gerçekleştiriyorlar. Aslında sistem süper gözükse de burada bir gasp riski de göz önüne alınması gereken bir faktör. Yani örnek olarak kadıköy civarında ethereum satan adam buldunuz diyelim 1000 tl ile gittiniz yanına, adam 5 arkadaşıyla birlikte sizi dövüp paranızı elinizden alabilir. O nedenle sistemi kullanmak biraz riskli, ancak bir rating sistemi veya güven geçmişi oluştururlarsa belki olabilir. Bunu dether sistemine koymadığın ethereum'u satışa koyamazsın olarak aşmaya çalışmışlar başlangıçta ancak bir zor kullanma durumunda ne olacağı belirsiz. Bu risklerin olmadığı dünyada acayip mantıklı bir fikir. Ayrıca ethereum ödeme alan mağazaları da programla görüp, oralarda ethereumlarımızı harcayabileceğimiz bir özellik de mevcut.


Sonuç olarak aslında çok mantıklı ve kullanmak isteyebileceğim bir sistem olmasına rağmen, güvenlik kaygılarını nasıl ortadan kaldırırlar bilemediğim bir proje. Nasıl olur bilmiyorum ancak bu sıkıntıyı aşabilirlerse, ethereum alışverişi sokağa inecektir ve kriptoya erişim hiç olmadığı kadar kolaylaşacaktır. Gelişimini merakla, çok yakından takip edeceğim.

Websitesi: https://dether.io/



Hada DBank - İslami Bankacılık






Bugün haftasonuna yakışır, ilginizi çekeceğini düşündüğüm bir yazı yazmak istedim. Hazır fırsat ve vakit bulmuşken, ilgimi çok çeken, yazmak için de boş bir zamanı beklediğim bu enteresan konuyu sizlerle paylaşacağım. Her zaman bu tarz konular denk gelmiyor diyeceğim ancak kripto her gün bir başka enteresan konuyla karşıma çıkmayı başarıyor.


Özellikle daha önce çok fazla karşılaşmadığımız konular, piyasada bu kadar çok çalkantı, iniş çıkışlar varken, umudumuzu daha da arttırıyor. Kimi projeler sürdürülebilir bir çevre, dünyayı hedefliyorken, kimisi de daha küçük kitleleri hedefleyen projelerle karşımıza çıkıyor. Fakat bu seferki konumuz, hiç de azımsanmayacak kadar büyük bir kitleyi hedefliyor ve ayrıca aşağıda da bahsedeceğim gibi, bu kitle ciddi bir fırsat olabilecek bir güce sahip. Projenin kapsamı, Türkiye’de de birçok farklı şekilde karşımıza çıkan İslami Bankacılık üzerine.


       




HADA DBank, Dünya nüfusunun 1.7 Milyar’ını oluşturan ve 1.2 Milyar’ının banka kullanmadığı Müslüman popülasyonunu hedefliyor. Kuracakları bankacılık sistemiyle hem geleneksel bankacılığa karşı bir alternatif olmayı hedefliyorlar, hem de İslami Bankacılık kategorisini bir adım öteye taşıyarak hizmet vermeyi planlıyorlar. Ana hedef Asya pazarı ve özellikle 440 Milyonluk henüz bankayla tanışmamış, bankası olmayan kesim. Asya bölgesinin %50 den fazlası 30 yaş altında ve toplamda 854 Milyonluk (%133) bir akıllı telefon penetrasyonu var – yani nüfustan fazla telefon sayısı var ki bu da telefon kullanmaya, teknolojiye eğilimli olduklarını fakat bankacılığa bu zamana kadar henüz bir ihtiyaç duymadıklarını gösteriyor . Asıl fırsat bu noktada başlıyor, %53 ü online ve bu da pazar büyümesi konusunda ciddi bir fırsat yaratıyor.



HADABank (https://www.hada-dbank.com/) bankacılıkta transparan ve kar amacı güderken müşteri memnuniyetini öne çıkaran bir hizmet anlayışı güdeceğini vaad ediyor. İslami bankacılıkta faiz unsurunun olmadığını düşündüğünüzde, coinler üzerinden para kazanma mantığı aslında bu dünyanın ciddi bir avantajına olacak. Yani paranız faizle değil, pazar dinamikleriyle para kazanacak. Bankanın önerdiği işlemler arasında akıllı telefon uygulamasıyla cüzdana erişme (ki alternatif olarak sms de olacak), para bozup yatırma (ekstra bir ücret ödemeden), para transferi, bozdurma, kredi çekme, bot üzerinden yapay zeka ile müşteri hizmetleri ve debit kart olacak.

                   

Gelelim HADACoin’in faydalarına. Müşteriler HADACoin ile tüm bankacılık işlemlerini ve günlük aktivitelerini yapabilecekler. Bankanın sağlayacağı Debit kart ile HADACoin’ler her zaman cebinizde olacak ve biraz önce de bahsettiğim gibi, faiz sisteminin olmadığı İslami Bankacılık düzeninde bu coinler şüphesiz çok fazla işlem görecektir. Herhangi bir başka (dijital ya da ulusal) para biriminde tutup değer kazanmasını beklemektense, dinamikleri İslami değerlere göre yaşayan kitle tarafından belirlenmiş bir para büyük sürprizlere yol açabilir. Toplamda 500 Milyon HADACoin hazırlanmış durumda fakat 225 Milyon HADACoin’i önümüzdeki dönemde piyasaya çıkarmayı planlıyorlar.



Belli bir kitle hedefli projelerin değer göreceğini ve şans bulacağını düşünmekle birlikte, bankacılık çok hassas bir konu olduğu için nasıl sonlanır bekleyip göreceğiz. Burada temel unsur güven ve ancak bunu sağlayabilirlerse internet sitelerinde bulunan 2020 planlarına sağlıklı bir şekilde ulaşabilirler. Çok zengin bir işadamını ikna ederler ve HADACoin üzerinden ciddi bir satış yaparlarsa işin rengi değişir. Ancak projenin hedeflediği kesimin, fazla dinine göre yaşayan kişiler olduğunu düşünürsek burada bir başka riskten de söz edebiliriz. Örnek olarak ülkemizde bu projenin hedef alacağı kişiler, diyanet'in bitcoin "şimdilik caiz değil" açıklamasını kabul ederek hareket edecek kişiler olacağından, global olarak girmeyi düşünecek kişiler de benzer açıklamalara göre hareket edeceklerdir. Sonuç olarak farklı bir proje, bakalım nasıl sonuçlanacak.



Username: levyashin

26 Ocak 2018 Cuma

Savedroid - Herkes İçin Kripto Para



Akşam uyku tutmayınca bugün yeni gördüğüm ve beğendiğim bir ico hakkında yazarken uykumun geri gelmesini umma kararı aldım. Açıkçası isminde droid'i gördüğümden dolayı sadece başlığına girdim ancak sonrasında bayağı zaman harcadım. Bir noktada airdropları da olduğunu görünce çok sevinsem bile, bunun yalnızca 100 token ve dolayısıyla 1 euro değerinde olması mutluluğumu kursağımda bıraktı. Yine de 1 euro'yu bugün kim kime veriyor diyenlerdenseniz sayfanın sonuna koyacağım linkten sitelerine üye olduktan sonra giriş yapıp telegrama katıl 100 token kazan kısmından tokenlarınızı kazanabilirsiniz.

Proje pre-ico'sunu 12 temmuzda yapmış ve 500 milyon token 7 saat içerisinde tükenmiş. %30 bonus verdikleri düşünülürse 3.5 milyon euro civarında para toplamışlar bu satıştan. Icoları ise 9 şubatta başlayıp tam 1 ay sürerek 9 martta son bulacak. Satışa çıkacak token sayısı ise 5.5 milyar. Hedef 55 milyon euro. Açıkçası çok büyük bir hedef, normalde başaramayacaklarını söylerdim ancak pre-ico başarıları sonrasında iddialı konuşmaktan kaçınıyorum. Yine projenin en güçlü yanlarından biri olan partnerlar listesinin resmini aşağıya koyuyorum, o da iddialı konuşmamı engelleyen konuların başında geliyor.



Gelelim projeden bahsetme kısmına. Proje hali hazırda çalışan bir kripto dışı benzer sistemleri bulunan bir Alman firmasına ait. Savedroid ismini görünce bir droidi kurtaracağımızı düşünürek girmiştim ancak buradaki save, tasarruf anlamını taşıyormuş. Yani demek istedikleri şey tasarruf robotuymuş. Şu anda Almanya'da kripto dünyası dışında aktif olan bu robot, 200 bin indirme sayısıyla milyonlarca euro tasarruf ortaya koymuş. Bunu nasıl yaptığına gelince, bazı kurallar koyup bu kurallar çerçevesinde ufak miktarlarda tasarruf etmenizi sağlıyor. Örnek olarak, sabah her snooze'a basmak 5 euro, Trump'ın her tweet atması 5 euro, koşuya her çıkış 5 euro veya her ödemenizi tam paraya yuvarlamak gibi kendi içindeki kuralları aktive edebileceğiniz gibi kendiniz de yeni algoritmalar oluşturabiliyorsunuz. Bu aktiviteleri gerçekleştirdiğinizde para hesabınızdan alınıp savedroid hesabınıza aktarılıyor. Robotun özelliği sık yaptığınız çeşitli aktiviteleri gözlemlemek ve buna göre yeni algoritmalar yaratmak ayrıca hesabınıza giren çıkan parayı gözlemleyerek sizi zorlamayacak tutarları belirleyip algoritmaları buna göre ayarlamak.



Tokenların malesef bir kar payı özelliği yok. Savedroid ekosistemindeki her türlü işlem için savedroid tokenı kullanılıyor. Bir güzel özellik, her işlemde belli bir yüzde savedroid'in yakılacak olması. Ancak yüzdesi belli değil. Yüzdesi belli olmasa bile azalan token sayısı, token sahipleri için her zaman büyük artı getirir ve ayrıca satılmayan token olursa, tutmayıp yakacaklar. Diğer bir iyi haber de pre-ico başarılarıyla soft cap'lerini tamamlamış olamaları ve her halükarda projenin devam edecek olması.

Açıkçası hiç bir zaman para biriktirme konusunda sıkıntım olmadı, ne zaman biriktirmek istesem biriktirebilmeyi başardım ancak çevremde para biriktirmeye çalışıp hiç bir zaman bunu başaramamış bir sürü insan var. Tabi bir yandan Türkiye şartları da para biriktirmeyi çok kolay kılmıyor. Yine de eğlenceli bir şekilde ufak ufak kenara para koydurabilecek bu projenin başarılı olacağına inanıyorum.

Ico Sayfası: Savedroid

25 Ocak 2018 Perşembe

Globcoin - Tokenlaştırılmış Döviz Sepetiniz!


Yağan karın kısa sürmesi tadımızı kaçırsa da, projeyi inceledikten sonra bir fırsat olacağını düşünerek bu yazıyı yazmak istedim. Coinlerin sayısının artması, hem de her birinin farklı alanlara odaklanarak farklılaşmasına ve artan coinlerle doğan ihtiyaçları gidermeye çalışmasına dönüşmeye başlıyor. Derinlere indikçe, proje olabilecek ne kadar çok şey varmış diye düşünmeden de edemedim açıkçası. Bu arada sadece 5 dolar olduğundan ayrıca yazmaya gerek duymadım ancak, ödül başlıklarına bakarsanız telegrama kayıt için 5 dolar değerinde token veriyorlar, aklınızda olsun.
Bitcoin, Ether, Ripple ya da bir başka büyük paradan gelen getiriler herkesin dengesini şaşırdı. Çok kısa zamanda ciddi paralar kazanıldı ama paranın en kritik durumu, kazandıktan sonra nasıl korunacağı ve kayıpsız bir sonraki aşamaya geçeceği. Merdiven mantığında, amaç her zaman bir üst basamağa çıkmak tabi üst basamağa çıkmaya çalışırken yanlış bir hareket sizi başladığınız yerin aşağısına bile düşürebilir. Farklı paralarda tutmak riski minimize etmeye yardımcı oluyor, tıpkı yumurtaları farklı sepette tutmanın riski azaltacağı gibi. Daha sağlam ve güvenli bir dünya yaratmak için, çok dikkatlice hazırlanmış ve tasarlanmış bir “sepet” bu işi yapabilecek ve hatta fazlasını verebilecek gibi duruyor.

https://globcoin.io/ ülkemizde bir süre uygulanmış olan “kur sepeti” ya da “döviz sepeti” olarak hizmet veriyor. Metnin devamını okumadan önce internette konuyla ilgili araştırma yaparsanız çok daha net anlama şansınız olabilir. Asıl amacı ithalat ve ihracat dengelerinin sağlanması amacıyla yerel para biriminin değerini anlayabilmek. Kullanılan para birimlerinden ortalama bir rakam çıkararak yapılan işlerin karlı olup olmadığını, ne kadarlık bir marj olduğunu gösteriyor. Globcoin Crypto Platformu (GCP) kullanıcıların temel ihtiyaçlarına yönelik sepetler oluşturuyor. Yıllardır çok büyük firmalar için bu hizmeti veren kurucuları var ve bu konuda tecrübeliler. Lansmanı yapılacak ilk sepetle, GLX in fiyatı 15 adet büyük para birimini ve altını ağırlıklandırarak oluşturulacak. Dolayısıyla var olan portföyünüzü ağırlıklı olarak görüp, karda olup olmadığınızı ya da kaybınızın seviyesini gösterecek.
İlk etapta kendinizi güvende hissetmenizi sağlayacak çünkü olabilecek tüm farklı dinamikteki para birimlerini kapsayacak. Diğer taraftan farklı para birimleri üzerine sepetler oluşturmak için de çalışılıyor. Özellikle Asya, Afrika, Batı Avrupa bölgesi özelinde, sık işlem gören para birimlerini kapsayacak çözümler de tüketicilerin hizmetine sunulacak. Hatta yine önümüzdeki dönemde farklı birimlerini içeren kontörlü bir kart da üreteceklerini söylüyorlar, dolayısıyla bir tıkla sepet rakamlarına sahip olmak kolaylaşacak. Küçük bir ödeme karşılığında Merkez Bankası gibi davranmak herkes için çok kolay bir işlem haline gelecek ve tüm paralar hakkında bilgi sahibi olmanıza fırsat verecek. Editör notu olarak da iletmiş olayım, her durumda, siz siz olun geçmiş dönemdeki Japon Yeni mağdurlarından biri olmayın.
İki adet token ortaya çıkartacaklar. Bunlardan ilki gcp utilty token. Döviz sepetlerinin al-satlarında, globcoin borsasına girişte ve masrafsız globecoin ön ödemeli mastercard'ını sipariş etme gibi konularda işe yarayan bir token.
Dİğer token ise global currency token. Bu token ile sepet oluşturulduktan sonra istediğiniz zaman istediğiniz dövize dönüş yapabileceksiniz sepetten. Sonra tekrar sepete dönebileceksiniz. Yani euronun sepete göre daha iyi performans göstereceğini düşündünüz hemen ona döndünüz ardından sepet daha iyi performans gösterir dediniz ve sepete döndünüz. Böylece dediğim gibi küçük bir merkez bankası oldunuz.
1.25 Milyon dolarlık bir rakama ulaşmışlar 12 günde – ki hiç fena da bir rakam değil. 13-31 Ocak gibi kısa bir süre belirleyerek, kimi zaman ICO nun trendini görmek isteyen yatırımcıların bir kısmını dışarıda bıraksa da, gidişat o ki güvenenleri de hiç azımsanacak sayıda değil. Sonuçlarını çok çabuk görmek, crypto para dünyasındaki en temel taleplerden biri, sonuçta herkesin asıl amacı (uzun vade piyasada kalacak olsa da) kısa zamanda maksimum kazancı sağlamak. Bu yine dün yazdığım caviar projesi gibi kısa zamanda maksimum kazancı sağlaması zor bir proje. Para ne kadar değerlenirse o kadar değerlenecek bir proje. Halbüki biz uçacak kaçacak kriptolar istiyoruz. Yine de porftöy dengelemek için iyi bir yatırım amacı olabilir. Ayrıca bu tarz yatırımlarla ilgilenen kişiler için de hayat kolaylaştırıcı bir proje.

24 Ocak 2018 Çarşamba

Caviar - Kripto Yatırımlarınızın Riskini Gayrımenkul İle Ortadan Kaldır!



Sabahtan beri İstanbul'da nihayet gelen kış, keyfimi arttırdı ve günün ikinci yazısını yazabilecek enerjiyi sağladı. Bir önceki yazımda olduğu gibi ucundan köşesinden tutacak bir alanı olmasa da kripto dünyasında farklı bir yatırım stratejisiyle riski azaltması bakımından caviar projesi bahsedilmeyi hak ediyor.

https://www.caviar.io/ adresinde kendine yer bulan Caviar projesi icodan toplanan paralarla gayrımenkule yatırım yapıp, yaptığı kar üzerinden %75 kar payı dağıtmayı taahhüt ediyor. Ayrıca karının bir kısmı ile de tokenları alıp yakacağını da söylüyor. Düşününce en çok girmeyi sevdiğim tokenlar bu şekilde karını dağıtan ve token yakarak dolaşımdaki token sayısını sürekli düşüren icolar oluyor. Ancak burada sorun şu ki, kripto insanları bir ayda 1000 e katlayacak projelerin peşinde, hiç olmazsa bir senede 10-15 katlasın düşüncesinde. Açıkçası ben de aynı alandayım. Kripto yatırımı yapıyorsanız koyduğunuz her şeyi kaybetmeyi göze almışsınızdır ve karşılığında paranızı da 1000 e katlamanın hayalini kuruyorsunuzdur. Caviar gayrımenkule yatırım yaptığından dolayı bu yatırımcının ilgi alanına giriyor mu çok emin değilim. Belki bir sepet yapacaklar için b tipi likit fon ekleyip %10 denge sağlasın düşüncesiyle hareket edenlerin portföyüne ekleyebilecekleri veya büyük yatırımcıların uzun vadeli düşünebilecekleri bir token olabilir. Ancak 3 kuruşla zenginlik hayali kuran genel kripto yatırımcılarına çok fazla heyecan verecek bir proje değil.



Yine de sisteme çok uymuyor gibi gözükmesine rağmen hali hazırda topladıkları 3 milyon dolar ile soft cap'lerine ulaşmışlar. Ya dediğim gibi büyük yatırımcılar almış ya da gayrımenkul ve kripto süper fikir deyip atlayan ve ico fiyatı 10 günde ikiye katlamayınca hayal kırıklığı içinde ellerindekini satacak araştırmayı sevmeyen yeni yatırımcılar. Kim neden yatırırsa yatırmış oldun, sonuçta belli bir para yatırılmış ve ico gerçekleşecek. Açıkçası ismini de güzel seçmişler, insanı tıklamaya iten bir ismi var.

Sonuç olarak kriptoya girme sebebim senede %10 kar değildi. Nitekim son 12 ayda 21 katına çıkan kripto piyasasına kimsenin girme sebebi %10 kar değil senelik. Ancak portföylerde denge unsuru olarak kendine yer bulabilir. Sonuç olarak bitmesine sadece bir hafta kalmış bir icosu var. Ico sonrasında göstereceği merakla beklemekteyim.

Website: https://www.caviar.io/

Kryll - Otomatik Kripto Stratejilerinin Sadeleştirilmiş Hali!



Bugünkü yazının konusu daha önce paylaştığım tüm başlıkları da içine alarak, crypto para dünyasına bir adım geriden bakmanıza yardımcı olacak ve ayrıca çok az bir miktarda da olsa bize tokenlarından verecek bir proje(sondan bir önceki paragrafa bakabilirsiniz) olan, satınalma otomasyon aracı : “Kryll”. Paylaştığım birçok projeye katılıp, az ya da çok miktarda tokenlarınız hesaplarınıza düştükten sonra asıl hikaye başlıyor. Peki şimdi ne olacak? Daha fazla almalı mıyım yoksa var olanları hemen elimden çıkarmalı mıyım ya da bir sonraki aşamada nerede bir fırsat olabilir nasıl emin olabilirim? 

Kryll sizleri tüm bu dertlerden kurtaracak çözümler sunuyor. Zaten bu dünya bu kadar büyürken, yönetilmesiyle baş etmek de ayrı bir sıkıntı olmaya başlamıştı. Doğru yönlendirmeler, stratejiler herkesin hayatını daha da kolaylaştıracak. Hatta siz de yaptığınız stratejilerle, başarılı bir metod bularak, öne çıkarsanız bunun üzerinden de para kazanma şansınız var. Yani uzmanlığınızın değer göreceği de bir platform. Hard cap olarak belirledikleri rakam 29Milyon dolar. 7 Şubat’ta başlayacak ve 20 Mart’ta sona erecek. Ciddi bir para toplayacağı tahmin ediliyor şimdiden çeşitli yatırım gruplarında büyük rakamlar telafuz edilmeye başlanmış durumda.



Projeden bahsetmek gerekirse, dediğim gibi bu araç, var olan portföyünüzü, olabilecek en doğru yerlere, doğru içgörülerle ve desteklerle yatırmanızı ve yönetmenizi sağlıyor. Birçok farklı app ten, websitesinden, blogtan ve sosyal medyadan aldığını bilgileri harmanlayıp bir yaklaşım üretmenize yardımcı oluyor. Herkesin eşit şartlarda yarışmadığı dünyada size yardımcı oluyor-  özellikle bireysel yatırımcıları, büyük oyuncularla aynı bilgi seviyesine getiriyor. Ortaya çıkardıkları teknoloji WYSIWYT (What You See Is What You Trade) yani basit bir dille ortak akıl stratejisini görerek portföyünüze çok kolay bir şekilde uygulayabileceksiniz. Bu güçlü arayüzleri “akış (flow)” ve “blocklar (blocks)” unsurları üzerine kurulu. Akış basitçe, sinyaller, operatörler ve anlamlı datalardan oluşuyor ve bir stratejiyi oluşturuyor.


 Gelelim en kritik aşamaya, bloklara. Stratejinin temelini aslında bu 5 madde oluşturuyor.

-          Pazar trendleri : Hacim ve fiyat değişkenlerinin trend analizlerini teknik data analizi ve çalışmalarıyla birleştirerek, modelleme yapıyor ve tahmini market değerlerinin tahminini sizlere veriyor
-          Satınalma hareketleri : Temel tüm satınalma hareketlerini içeriyor, al, sat, böl, tut gibi genel bilgilerdeki hacimleri paylaşıyor
-          Sinyaller : Profesyonel satınalmacılardan, kendini ispatlamış Telegram gruplarından ve sosyal medyadan aldığı bilgileri analiz ediyor
-          Operatörler : Tüm bu sinyal ve data bilgilerini harmanlıyor (Örneğin : Market değeri yükseliyor ve BTC de sosyal medyada pozitif yorumlar almaya başlıyor şeklinde)
-          Bildirimler : Sizi stratejiniz konusunda bilgilendiren kısım (bir sms mesajı, email ya da notification olabilir)



Günün sonunda tüm bu stratejileri oluşturduğunuzda, piyasaya açmadan 6 ay boyunca kendi taktiklerinizi deneme şansınız var. Önümüzdeki aylar için sistemde takip edip, güvendiğiniz noktada bir miktar KRL ile hayata geçirebilir ve 7/24 takip etmekense, ara ara kontrollerle hayatınıza devam edebilirsiniz.




Gelelim çoğu kişi için en önemli bölüme. Kryll telegram kampanyası sadece katılımı yeterli kılmış. Katıldıktan sonra ödül konusunu hiç dile getirmediğiniz durumda, katılanlar arasında paylaştırılacak tokenlar hesabınıza gelecektir. Çok fazla olacağını sanmıyorum ancak telegrama girip bir form doldurmakla gelecek sağlam bir ico tokenına hayır dememeniz gerek, ne kadar az olursa olsun. Buradan kaydolun, formu doldurun ve tamamsınız.

Sonuç olarak, daha önce pek de karşılaşmadığımız ama tutarsa kullanmaktan vazgeçemeyeceğimiz bir yazılım sunuyorlar. Tüm dünyada otomotivden reklamcılığa, elektronikten hizmet sektörüne kadar herkes otomasyonu maksimize etmeye çalışırken ciddi bir kitleyi kendilerine çekebilirler. Şahsen izlemeye değer buluyorum, en azından sahaya çıkarmadan bir süre denenebilir olması bile herkes için çekici bir havuç. Daha detaylı bilgi almak isterseniz whitepaperı bu linkte bulabilirsiniz.


Websitesi: https://kryll.io/

21 Ocak 2018 Pazar

Beluga Pay - Visa ve Mastercard Sertifikasına Sahip İlk Ico!

Bugünün ilk ve muhtemelen son yazısının konusu daha öncelerden aşina olduğumuz bir konu. Her ne kadar ismi kıbrısta bir kumarhane ismine benziyor olsa da aslında kriptolar ile ödeme yapabilmesini amaçlayan bir başka projeyi oluşturuyorlar. Her ne kadar şu anda kripto ile ödemeler kripto dünyası nüfusun küçük bir çoğunluğunu oluşturduğundan çok fazla yaygın olmayacak olsa da, gelecekte herkesin cüzdanında veya telefonunda favori kripto ödeme appleri yer alabilir.

Beluga Pay'de dediğim gibi bir başka kripto ödeme aracısı. Devasa hard capleri ve oldukça uzun bir ico süreçleri var. Hard cap olarak belirledikleri rakam 100.000 eth yani şu anki güncel değer ile 100 milyon doların üzerinde. Şu anda %10 bonus veren pre-sale dönemlerindeler ve 11 gün daha sürecek. Toplamda 38 gün sonra ico süreçleri başlayacak. Tabi 100.000 eth toplamak o kadar kolay olmuyor. Büyük bir kampanyaya ve uzun da bir zamana ihtiyacı var. Beluga pay iyi para toplayacaktır bu herkesin malumu ancak hard cap'lerine ne kadar yaklaşacaklar veya yaklaşabilecekler mi göreceğiz.



Projeden biraz bahsedelim. Şu ana kadar çıkan bir sürü farklı ödeme yöntemi gibi Beluga Pay de kripto ve döviz olarak ödemeleri yapmaya ve almaya yarayan bir sistem oluşturuyor. Ancak bazı farklılıkları var. Öncelikle normalde bir kredi kartı işleminde para satıcının hesabına iki gün sonra geçer. Beluga Pay'de ödemeyi döviz olarak almış olsa bile bbi olarak almayı isterse parası anında hesabına geçiyor, yine kripto ile yapılan ödemeler de anında satıcının hesabına geçiyor. Ayrıca sadakat sistemleri ile kullananlar günümüz kredi kartları kullanıcıları gibi, harcamalarından puan ve puanlar kazanarak bunları çeşitli yerlerde harcayabiliyorlar.

Token'ın faydalarını anlatmamız gerekirse, öncelikle beluga pay ile yapılan tüm harcamaların %0.5'i token sahipleri tarafından paylaşılıyor. Açıkçası kartın çok yüksek hacimlere ulaşması durumunda bu oran çok değerli olabilir. Token sahipleri harcamalarından sahibi oldukları bbi sayısına göre daha fazla puan kazanıyorlar. Örnek olarak 1000 bbi'si olan 1.25 kat puan kazanırken 50.000 bbi'si olan 2 kat puan kazanbiliyor. 1 bbi harcayarak aylık beluga pro özelliklerinden yararlanmak da mümkün.

Bunların haricinde, restaurantlar için, menüyü görüntüleyebilip, sipariş verilebilen ve ödeme yapılabilen bir tablet sistemi de geliştirmişler. Ülkemizde de artık kripto olarak değil (haliyle) ancak normal ödeme şeklinde bazı yerlerde kullanılan bu cihazların kripto versiyonu Beluga Pay sistemi tarafından geliştirilmiş. Nitekim görselini de daha iyi anlayabilmeniz açısından aşağıya ekliyorum.



Sonuç olarak bir başka ödeme projesi daha. Diğerlerinden önde olan kısımları olduğu gibi geride olduğu kısımları da var. Açıkçası bu projeler bugünün değil yarının projeleri. Şu anda Binance'in bile toplam 6 milyon civarı kullanıcısı varken, kripto ile haşır neşir olan insan sayısı taş çatlasa 10 milyondur ki bunların çok büyük bir çoğunluğu parmaklarını suya sokan cinsten. Ancak gün gelecek bu 10 milyon 100 milyon olacak ve hepsi sisteme aşina olacaklar. O zaman bu kripto ödeme yöntemlerinden biri veya bir kaçı alıp başını gidecek. Bu başını alıp gideceklerden birisi, Beluga Pay olabilir mi, olamaz mı zaman içerisinde göreceğiz. Bu arada daha detaylı incelemeniz için projenin Türkçe whitepaper'ı da mevcut. Çeviren arkadaş fena çevirmemiş ama özensiz davranmış. Bir sürü yerde imla hataları, büyük küçük harf hataları ve Türkçeye çevirmediği 1-2 kelime mevcut. Ancak okuyunca olayın ne olduğu anlaşılıyor en azından. Umarım burayı görür ve çevirisini daha düzgün bir hale getirir.



Symmetryfund ile Aylık Düzenli Kâr Payı!

Ekleme: Proje her ne kadar güzel gözüküyor olsa da, scam çıkmıştır. Umarım kimse para yatırmamıştır. Yazacağım projeler hakkında yüzeysel inceleme yapıyorum. Buradan bakıp yatırım yapmaya karar verirseniz derinlemesine bakın. Bu bayağı iyi düşünülmüş bir scamdi. Kriptonun en pis alanı bu işte.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Üçüncü yazıyı yazacağım demiştim ancak bunun daha erken bir saatte olacağını tahmin ediyordum. Birazdan yazarım, birazdan yazarım, bir beş dakika dışarı çıkayım derken gece 12'yi yaptık neredeyse. Daha önce dediğim gibi bu ico bana sitedeki iletişim formu ile ulaştırıldı. Malesef tokenlarını ücretsiz edinmek için bir güzellik yapmamışlar ancak daha önce bahsetmediğimiz bir konuyu içeriyor. Konumuz kripto yatırım fonu.

Nedir diye sorarsanız. İcodan topladıkları paraları icoyu yapan profosyonel bir ekip şu anda en değerli yatırım olan, kripto yatırımlarında değerlendirecekler ve ay sonunda yapılan kârın yönetim ücreti düştükten sonra yarısını ethereum olarak dağıtacaklar diğer yarısı da büyüme fonu olarak sistemde tutulacak. Bildiğim kadarıyla taas projesi benzer bir mantıkla kurulmuş ve tutanlara iyi para kazandırmış durumda. Sonuçta kripto piyasası hali hazırda en acemi insanın bile rahatlıkla para kazanabileceği bir piyasayken, bir de bunu profosyonellerin yönetmesi çok daha kazançlı olabiliyor.

Şu ana kadar 3500 civarında etherum toplayarak soft cap'leri olan 3000 ethereum rakamını geride bırakmışlar. Aldıkları paranın %70'i ile kripto al-sat'ı yapacaklar, %20'sini icolara yatıracaklar, %10'u da rezerv olarak kenarda tutacaklar. Fark ettiyseniz kendilerine hiç bir şey almadılar. Alacakları ücret sadece ay sonlarında kâr yapmaları durumunda alacak oldukları yönetim payları. Icolarının iki round'u olacak, ilki şu anda süren ve 10 şubatta sona erecek olan, ikinci round ise 11 Şubat 10 Nisan arası gerçekleşecek olan. İlk rounddan alan herkesten %7,5 başarı yönetim payı alacaklar, ikinci round'da katılanlardan ise 100 eth üzeri katılanlardan yine %7,5 altında katılanlardan da %15 yönetim payı alacaklar. Bu yüzden eğer almayı düşünüyorsanız bunu 10 şubata kadar yapmaya bakın.


Her kâr yaptıkları ay, o ayın 3. günü ethereum olarak hesabınıza kâr payını alacaksınız (tabi başarı payları düştükten sonra) Taas'tan burada artısı, ödemelerin ayda bir olması ve gününün ne zaman olduğunun net bir şekilde söylenmesi. Taas genelde 3 ay yatan, sonda fiyatı artan bir token, çünkü eth alan çekiliyor kenara 3 ay sonra tokenı geri alıyor. Aylık bazda da benzer şeyler olabilir ancak üç aylıktan daha az olacaktır. Ayrıca Taas parayı ne zaman yatıracak diye papatya falı açıyorsunuz, bunda ise her ayın üçünde emekli maaşını alan dede gibi ethereum cüzdanının başına geçip, ödemeyi görebileceğiz.

Kâr paylarını almak için yapmanız gereken symmetryfund tokenlarınızı kar payını destekleyen bir exchange'de veya myetherwallet gibi private keylerinizi kendiniz tuttuğunu bir cüzdanda saklamak. Bir başka güzelliği, günlük olarak ellerinde tuttukları tüm portföyü rapor olarak sunacak olmaları. Taas da aynı şeyi yapacaktı ama platformlarında neredeyse hiç bir şey yok. O nedenle ellerinde ne olduğunu görünce, ne kazandıklarını ve ne dağıtacaklarını tahmin etmek kolay oluyor, dolayısıyla da tokenı almak veya satmak kararlarını verebiliyorsunuz.



Sonuç olarak mantıklı duran bir ico Symmetryfund. Daha bayağı para toplarlar, kendi yatırım yapmaktansa işi %7.5 masraf karşılığında profosyonellere bırakmak çok da mantıksız durmuyor.  Hard capleri olmayan icolarında, ne kadar para o kadar büyük portfolyo demek. İzlemekte fayda olan bir proje.

Website: https://symmetry.fund
Whitepaper: http://symmetry.fund/wp-content/uploads/2017/12/Whitepaper-Eng.pdf
Profil: https://bitcointalk.org/index.php?action=profile;u=1023029

20 Ocak 2018 Cumartesi

Safekeet - Akıllı Digital Kasa!



Evet günün ikinci yazısı hem ico hakkında yazacağım hem de size bayağı bir euro değerinde token kazandıracak bir airdropvari bounty kampanyası hakkında olacak. Açıkçası projeyi bizim chat grubundan gördüm, güzel yakalamışlar. Ben de hem projeyi herkese anlatıyım hem de kazanacakları onlarca euro değerindeki tokenın yolunu yapayım dedim.

Muhtemelen farkındasınızdır, genelde hep dolar derken şu anda euro demekteyim. Çünkü projenin sahibi Fransızlar bir adet tokenın fiyatını 0.25 euro olarak belirlemişler. Daha önce takip ettiğim tek Fransız icosu napoleonx'ti, o da botlar ile yatırım yapmak üzerine kuruluydu. Aslında çok da iddialı girdikleri pazarda icolarını erteleye erteleye kendilerini unutturdular ve en sonunda şu sıralar başladı başlayacak olan bir icolarında beklenen başarının uzağında kalacaklar. Umarım bu Fransızlar daha başarılı bir iş yaparlar.

Projeden biraz bahsetmek gerekirse web sitelerine https://safekeet.io adresinden girebilirsiniz. Ancak adamlar müthiş bir öz güvenle sitenin dilini default olarak Fransızca ayarlamışlar. Sağ üst köşeye tıklayarak oradan en alttaki langue adımından dili Çince veya İngilizceye çevirebilirsiniz. Çinceden ziyade daha sık İngilizce yapacağınıza dair bir tahminim var. Presale'de an itibariyle 1.9 milyon token satmışlar bu da 500 bin euro rakamı civarına denk gelmekte. Soft cap'lerine ulaşması için bir 10 milyon civarında daha satmaları gerekiyor bu rakam da 12 milyon token yani 3 milyon euro ediyor. Açıkçası şu ana kadar sattıkları kadar daha satıp daha fazla satmamaları halinde bir noktada soft cap'i düşürdük bütçeyi ayarladık gibi bir açıklama yapacaklarına kesin gözüyle bakıyorum. Henüz bir milyon yatırım alıp, yok ben bu parayla çalışamam diyen proje görmedim bunda da görmeyeceğimden eminim.


Projenin özelliği, blockchain teknolojisini baz alarak tamamen merkezsiz bir şifreli alan oluşturarak digital olarak en güvenilir kasayı oluşturmak. Açıkçası dün paylaştığım ico yazısında da bu özellik vardı ancak bunu ben biraz şu şekilde görüyorum; Yemek yemek için bir restauranta gittiniz meksikadan italyana, fransızdan türk mutfağına kadar her şey var ve hepsi fena değil ama hiç biri muhteşem değil. Sadece meksika mutfağı yapan bir yere gittiniz, sadece meksika yiyebilirsiniz ancak muhtemelen önceki yerde yiyeceğiniz meksika yemeğinden katbekat iyi olacaktır. Bu da benzeri olarak, tek projeye yönelen iconun o projede, bir çok şeyi yapmaya çalışan icodan o alanda daha başarılı olacağıdır. Ayrıca kendi blockchain'lerini kuruyor olmaları büyük bir artı. Kendi blockchain'i olması proje için hem artı saygı hem de artı değerdir.

Neyse asıl hepimizi ilgilendiren en önemli kısma gelelim. Safekeet güzel ve kolay bir ödül programı yapmış ve sadece like, takip gibi şeylerle onlarca euro kazanmak mümkün. Newsletter, linkedin, youtube ve facebook kampanyalarına hiç bir paylaşım yapmadan katılmanız durumunda, yani sadece newslettera üye olup, linkedini, facebooku ve youtube'u takip ederseniz elde edeceğiniz token adedi tam tamına 200 adet olmakta. Bu da ico fiyatına göre 50 euroya denk geliyor. Açıkçası diğer tokenlar gibi yükselme potansiyelini kısa vadede çok görmüyorum hatta ico sonrası fiyat inebilir bile ama ne olursa olsun, uğraşısı çok az, ödülü ise oldukça güzel. Buradan ödül başlıklarına girip, sizi ilgilendiren, kolayca yapılabilen kısımlara katılabilirsiniz. Yazıyı yazarken iletişim formundan bir başka ico hakkında yazı talebi geldi, hızlıca baktım ve yazmaya karar verdim. Oraya gelen her şeyi okuyorum ancak her defasında bir aksiyon almıyorum. Sorulan projeyi sevdiğimden ve kar paylaşımı olduğundan yazıyı yazacağım.

Uzun lafın kısası, açıkçası çok beğenmediğim ve airdropvari bountyleri olmasa kesinlikle yazı yazmayacağım bir proje Safekeet. Ancak bu bana ücretsiz verilen Safekeet tokenlarını da sevmeyeceğim anlamına gelmiyor. Belki haksız çıkarım ve 50 euro değerinde dediğim tokenlar kısa sürede 5000 euro gibi rakamlara ulaşır.


Website: https://safekeet.io
Bitcointalk Başlıkları: https://bitcointalk.org/index.php?topic=2710426
Telegram: https://t.me/safekeetico

BananaCoin - Dünyanın İlk Kripto Muz Çiftliği!




Kahvaltı sonrasında projeler arasında gezinirken şu ana kadar gördüğüm en enteresan projeyle karşılaştım ve hemen hakkında bir yazı yazmalıyım diye düşündüm. Nitekim başlığa ve resme bakarsanız, neden enteresan bulduğumu anında anlayabilirsiniz. Aslında neredeyse başlıklarını bile açmayacaktım parodi bir icodur diye ama 40 sayfa civarını görünce belki bir airdrop falan vardır diye düşündüm nitekim umduğumu bulamasam da dediğim gibi çok enteresan bir proje ile karşılaştım.

Proje Laos'ta muz çiftliklerini geliştirmek isteyen bir ekip tarafından gerçekleştiriliyor. 2 senedir kendi yatırımları ile kurdukları çiftliklerini işleten ve başarıyla para kazanan bir ekip, şimdi topraklarını genişleterek daha büyük alanda bu işi gerçekleştirmek istiyor. Bunun için de gerekli sermayeyi bulmanın son zamanlardaki en kolay yolu olan icoyu tercih etmişler.

Ürettikleri muz organik olarak üretilen ve piyasada en değerli muz olduğu söylenen "Lady Finger" çeşidi. Her yerde yetişemeyen bu muz, Laos'ta yetiştirmek için ideal ve en ufak bir kimyasal olması toprakta bu çeşidi yetiştirmeye mani oluyor. Örnek olarak Laos'un komşusu Vietnam'da bu muz yetiştirilemiyor çünkü Vietnam savaşından dolayı topraklar hala kimyasallar içeriyorlar ve bu da Lady Finger'ı yetiştirmeyi imkansız kılıyor.



Ürettikleri muzları olduğu gibi Çin'e ihraç ediyorlar. Çin'in devasa nüfusu ve alım gücünün sürekli artması hem en kaliteli muza verecek paraya sahip olmalarına hem de çok yüksek talep oluşturmalarına yol açıyor. Proje sahipleri de talebi karşılayamadıklarından dolayı arzı arttırmayı istiyorlar ve bunun için de bizim paralarımıza ihtiyaçları var.

Bananacoin tokenı malesef bir utility tokenı. Yani herhangi bir kar payı vermiyor. Zaten veriyor olsaydı kesin alırdım çünkü incelediğim kadarıyla gerçekten kârlı bir iş planı oluşturmuşlar. Onlar da bunun farkında olacaklar ki kârlarını kimse ile paylaşmama kararı almışlar. Onun yerine bir trade amacı taşıyan bu tokenları üretiyorlar. Her bir bananacoin tokenı bir kilo muza eşit. Yukarıdaki resimde görebileceğiniz üzere bir kilogram muz fiyatı 1 dolar ile 3.5 dolar arasında dalgalanıyor ve şu andaki rakam 2.80$ olarak yazılmış bitcointalk başlıklarında. Siz ise bir tokena 0.50$ veriyorsunuz. Böylece 2 ila 7 kat arası kazanç sağlayabilmiş oluyorsunuz.



Açıkçası sistem normal hayatta kullanılan bir sistem, şöyle ki wepower projesinde de buna değinmiştik. Alıcı normalde alacağı fiyatın daha aşağısından bir anlaşma ile karşı tarafa para veriyor ve karşı taraf yatırımını bitirdiğinde alıcıya malları teslim ediyor. Burada benim merak ettiğim şey ucuz fiyata bize muz satmak yerine Çindeki alıcılarına ucuz fiyatla satsalardı ve yatırım bitince muzları verselerdi daha kolay yatırım bulmazlar mıydı. Burada iki ihtimal var, Çin çok katı bir rejim ve sıkı denetlemelerle yönetilen bir ülke ve böyle bir anlaşmayı kabul edemiyorlar. Diğer ihtimal ise whitepaperda çok fazla değinmedikleri bu konunun (bitcointalk başlıklarında istediğiniz zaman muzunuzu satar, paranızı veririz size yazmışlar) aslında dedikleri kadar kolay olmadığını ve örnek olarak sadece ayda tokenları %1'inin muzunu satabilecekleri şeklinde veya başka bir şekilde bir kısıtlama yaşanabilecek olması.

Sonuç olarak proje gerçekten çok ilginç bir proje ve ayrıca yapanlar için karlı da bir proje, bence gerçekten iyi para kazacanaklardır proje sahipleri, sıkıntı ise token sahiplerinin nasıl bir sonuç alacağı. Whitepaper'da anlatmış oldukları bir token bir kilogram muza eşittir olayı karlı duruyor ancak şirket tokenları karlarla mı geri alacak, muzu sat dediğimizde hemen satacak mı gibi bir sürü sorabileceğim sorunun cevapları whitepaper'da mevcut değil ki olmalıydı. Biraz adamların dürüstlüğüne kalıyorsunuz tokenları alınca, tek sıkıntısı burada. Son olarak türkçe bir whitepaper'ı, sitesi, başlıkları ve telegram grupları var. Açıkçası çeviren ve bu sayfalar ile ilgilenen arkadaş kripto dünyasında gördüğüm en iyi işlerden birini çıkartmış. İlk kez bir Türkçe whitepaper okudum ve gözlerim kanayıp orjianilini açmak zorunda kalmadım. Kendisine de dürüst ve özenli çalışmasından dolayı teşekkür ederim.

Bitcointalk Türkçe: https://bitcointalk.org/index.php?topic=2684429.0
Bitcointalk Orjinal: https://bitcointalk.org/index.php?topic=2112748
Whitepaper Türkçe: https://bananacoin.io/files/White_Paper_Bananacoin_turk.pdf
Websitesi: https://bananacoin.io/turk
Resmi Türkçe Telegram: https://t.me/bananacoin_tur

19 Ocak 2018 Cuma

Diw ile "Sanal Hayatınız" Güvenli ve Merkezsiz!



Kripto dünyası için zorlu bir haftayı geride bıraktık. Açıkçası kriptoya girdiğimden beri en uzun süreli ve en derin düşüşleri yaşadığımız hafta sadece benim için değil herkes için zor geçmiştir. Büyük ihtimalle son zamanlarda piyasaya adımını atan bir çok kişi de lanet edip en düşük rakamlardan satıp piyasayı terk etmiştir. Kripto çok zorlu bir piyasa ve kimi zaman çelik gibi sinirlere ihtiyacınız oluyor. Ancak çok büyük yüzdelerle kazanmak hedefi yanında aynı yüzdelerle para kaybı ihtimalini de birlikte getiriyor. Neyse ki piyasalar son bir iki gündür toparlanmaya bize yeşil yeşil gülümsemeye de başladı. Ben de bunun üzerine haftanın son iş gününü bir ico yazısına ayırma kararı aldım. Bunun için de çok kapsamlı bir proje olan Diw Token'ı tercih ettim.

Diw token şu anda Whitelisting sürecinde olan bir ico. Whitelisting nedir derseniz, önceden tokenınızı ayırtmak demek oluyor. Giriyorsunuz ben pre-ico döneminde 10 ethereumluk alım yapacağım diyorsunuz ve bu tokenlar sizin için ayırılıyor. Bazen bir kapora alabiliyorlar bunun için, Alacağınız tutarın belli bir yüzdesini (%5 - %10 gibi) önden alıyorlar ve satışa katılmazsanız bu para yanıyor, bazense sadece sözünüz yeterli oluyor. Hem satın alacak kişi sonradan yetişimedim alamadan bitti sıkıntısına girmiyor hem de icolar çok önceden nasıl bir ilgi var, ne beklentimiz olmalı, icoyu başlatmalı mıyız gibi sorularına cevap buluyorlar.



Projeden bahsetmek gerekirse, projenin beş ana maddesi var. İlki güvenli digital bir kasa olması. Diw önemli bilgilerin güvenlice depolanmasını sağlıyor. Bunların içerisinde banka hesapları, kimlik bilgileri, şifreler, kyc bilgileri ve diğer her türlü değerli digital veriyi sayabiliriz. Diw bunları güçlü bir şekilde şifrelenmiş, güvenli merkezsiz sistemlerinde saklayabilir ve istediğiniz kişilerle paylaşabilmenize yardımcı olabilir.

İkinci özelliği, kripto ve dövizlerin transferi için güvenli bir ödeme sistemi oluşturması. Diw'in ödeme sistemini kullanarak her türlü kişi veya özellikle e-ticaret siteleri ister dövizle ister de kriptoyla ödeme alabilirler.

Üçüncü bir özelliği, kurmayı planladıkları global rehber. Kişiler ve kurumlar kendilerini listeleterek hizmetlerinin ulaştığı yerleri daha da genişletebilecekler. Bu da akıllı kontratlar ile puanlaması ile birlikte geleceğinden, güven ve şeffaflık da yanında gelecek. Bir hizmeti daha önce kaç kişinin kullandığını, bunun karşılığında ne ödediklerini ve alanın memnuniyet derecesini görebileceğiniz bir sistem.


Dördüncü özellikleri, ücretli emanetçi sistemleri. Örnek olarak hiç denediniz mi bilmiyorum ancak bitcointalk otc başlıklarını verebilirim. Ortada bir emanetçi ararsınız ki trade gerçekleşsin diye. Kişiler ödemeyi emanetçiye gönderirler emanetçi de kişilere gönderir. Böylece kimse kimseyi kazıklayamaz. Tabi bulduğunuz emanetçi güvenilirse. Aksi halde tüm parayı alıp kaçacak kişi o olacaktır. Diw de kendi emanetçi sistemini oluşturmuş ve karşılıklı tarafın tutarları ona yollayıp, onun da gönderilecek kişiye aktarması şeklinde çalışıyor. Platformları emanetçi olarak herkese tercih ederim. Sonuçta büyük tutarlarda emanetçi de şeytana uyabilir. Ama platform uymaz.

Beşinci ve son özellikleri sağlık ağı. Tüm hastane, sağlık, labaratuar sonuçlarının tek bir yerde güvenli merkezsiz platformlarında toplayarak, hasta sağlık geçmişine ulaşmayı kolay hale getirmeyi ve yine bu şekilde bilgilerin sadece istenilen kişilerle paylaşılmasını sağlamaya çalışıyorlar.

Dediğim gibi son derece kapsamlı bir proje yapmışlar. Bu konuların hepsinin ayrı ayrı icolarını gördüm, hatta bir çoğunun da yazısını yazdım, ancak bu kadar fazla özelliği bir arada toplayan ico ilk kez görüyorum. Farklı dallara dağılmaları daha başarılı olmalarını mı sağlayacak yoksa her şeyi biraz yapıp hiç bir şeyi tam yapamadıklarından başarısız mı olacaklar zaman gösterecek. Henüz zaten pre-ico veya ico tarihleri bile olmayan çok yeni bir proje. Şu anda sadece whitelisting mümkün ancak bunun için 2000$'ı gözden çıkartmak zorunda olduğunuzu da belirtiyim. Nihayetinde en iyisi bekleyip görmek.


Websiteleri: https://diwtoken.com/
Bitcointalk Başlıkları: https://bitcointalk.org/index.php?topic=2567416








18 Ocak 2018 Perşembe

Blockport Exchange - İlk Sosyal Borsa!


Twitter'ı düzenli takip edenler az önce attığım tweeti görmüşlerdir. Normalde son paragraflara saklardım ancak saat biraz geç olduğundan ve yazıyı yazmamın ne kadar süreceğini bilemediğimden dolayı hemen tweet olarak paylaştım. Yazının sonlarında airdropvari ödül programı yazısını okumayı beklemeden direkt olarak twitterdaki link ile bpt tokenları kazanmaya başlayabilirsiniz. Yok eğer okuyacağım öyle katılacağım veya twitter'a bakmaya üşeniyorum diyorsanız, gereken kısım sondan bir önceki paragrafta da sizi bekliyor.

Daha önce çokça söylediğim gibi, crypto dünyasında en garanti iş bir exchange sahibi olmak. Sürekli artan hacimler ve sağlanan bir platform karşılığında hacime bağlı komisyon almak en temiz iş. Bunun farkında olan tek kişi ben olmasam gerek çünkü şu anda hali hazırda en az beş tane exchange projesi mevcut. Hepsi kağıt üzerinde çok iyi duruyor olsalar da bazıları fiyasko olacak bazıları da alıp yürüyecek. Bir önceki yazımın öznesini oluşturan Cebelitarık projesini alıp yürüyeceğine inandığımdan paylaşmıştım, bunu ise cömertçe token dağıtıyor olduğundan tercih ettim. Açıkçası bir projenin cömertçe token dağıtması benim için yeterliyken, bunun ayrıca bir exchange projesi olması ayrıca mutlu etti.

Projeden biraz bahsetmemiz gerekirse, blockport ilk sosyal borsayı oluşturmayı hedefliyor. Peki nedir sosyal borsa. Sosyal borsa, kişilerin isterlerse trade geçmişlerini (oransal olarak) diğer üyelere açıp, kendilerini kopyalamalarına izin vermesi olarak anlatılıyor. Acemi bir yatırımcısınız, hesabı açık olan üyelerin son bir aydaki kazanç oranlarına bakıyor ve beğendiğinizi kopyalamaya başlıyorsunuz. Böylece kopyaladığınız kişi eğer başarılıysa, siz de kazanıyorsunuz. Neden portföyümün durumunu başkaları görsün veya beni kopyalasınlar diyorsanız, bunun sebebi de bunun bir ücrete tabi olması ve bu ücretin bpt tokenı olarak ödenmesi. Yapılan ödemenin %10'unu borsa alırken kalan %90'ı kopyalanan kişiye veriliyor. Ancak exchangedeki doğal denge bozulmaması için, her yatırımcıya bir kopyalanma limiti vereceklermiş. Çok başarılı bir traderı borsadaki insanların çok büyük çoğunluğunun takip etmesi durumunda ekosistem çökecek ve hiç bir şekilde sağlıklı bir hacim oluşamayacaktır. Bunu engellemek amacıyla bir limit koymaları mantıklı olmuş.


Token'dan biraz bahsetmemiz gerekirse, malesef bir kazanç paylaşımı sistemine sahip değil. Daha önceden defalarca kez bahsettiğim gibi borsalar çok iyi paralar kazanıyor ve bir kısmını da bize vermelerinden daha güzel hiç bir şey yok. Ancak bu stratejiyi benimsemişler. Zaten benimsemiş olsalardı muhtemelen hard cap'leri sadece15.8 milyon dolar değil en az 10 katı olurdu. Token'ın iki özelliği göze çarpıyor. Bunlardan ilki sosyal borsa için ödeme ve tahsilat yöntemi olması, ikincisi ise feelerde bir indirim sağlayacak olması, bu zaten neredeyse her borsa tokenında fix konulan bir özellik.

Gelelim hepimizin en çok sevdiği kısma, tokenlarını rahatça elde etme kısmına. Bu adresten ödül programlarına katılabilir. Sadece facebooktan beğenme, twitterdan takip, instagramdan takip, youtube'dan takip ederek ve ayrıca çok kısa bir video izleyerek 18$ değerinde tokena kavuşabilirsiniz. Daha fazlasını yapabilirim diyorsanız, daha fazlasını elde edebilirsiniz. Ancak en bazı bu ve oldukça kolay bir şekilde 51 tokena ulaşmak mümkün. Bu sosyal medyalardan kullanmadıklarınız varsa sadece olanları yapmanız da token kazanmanıza yeterli olacaktır, ancak ne kadar ekmek o kadar köfte.

Sonuç olarak bir başka exchange projesi, hard cap'leri çok yüksek olmadığından ve sosyal borsa fikri çok mantıksız olmadığından yatırımcılarına para kazandırması olası. Ancak kazandıracağı kesin olanlar ödül programlarına katılıp hiç bir para yatırmayacak olanlar. Risksiz bir şekilde tokenlarınızı toplamanızı öneririm. 5 gün sonra icoları başlayacağından çok uzun sürmeyebilir, elinizi çabuk tutun.


Web Siteleri: https://blockport.io
Telegram: https://t.me/blockport